Külüne Muhtaç Olunan Komşular

0
75

Şehirleşme ya da daha sepesifik ifadeyle söylemek gerekirse “apartmanlaşma” herkesi kendi evine ya da alışveriş merkezlerine hapsetti. Evde bilgisayar başında, AVM’de vitrin önünde ya da fast food’çudayız. Adına site denen yaşam alanlarının reklamlarında “eski komşuluk ilişkileri yeniden başlıyor” sözleri ediliyor ama site hayatı bu kez insanı şehrin sokaklarından koparıyor. Kısaca modern yaşam komşuluk nedir bilmiyor.

Apartmanda Kimler Oturuyor?

Özellikle büyük şehirlerde evin dışındakiler potansiyel tehlike olarak nitelenip kim bu, bana niye baktı, tehlikeli bir tipe benziyor, hırsız mı uğursuz mu şeklinde suçlu muamelesi görüyorlar. Nispeten küçük şehirlerde henüz komşuluk ilişkileri kaybolmadı. Özellikle hala bahçe nizamının sürdüğü merkezlerde komşular çoluk çocuk birbirlerini tanıyorlar. En fazla üç katlı evlerin olduğu şehirlerde üst kat komşusu kim, alt katta kimler oturuyor ya da orta katta kimler var biliniyor. Ama nüfus ve şehirleşme artmaya başladığı zaman güvensizlik de başlıyor. Aynı apartmanda oturanlar birbirlerini tanımadan, tanımak istemeden yıllarca yaşayabiliyorlar.

 

Ziyaretler Külfete Döndü

Eski mahallelerde yapılan kapı önü çekirdek sohbetleri şimdi anılarda kaldı. Evde pişenden bir tabak da komşuya götüreyim, kokusu gitmiştir diye kimse düşünmüyor. Aksine komşu ziyaretleri şimdi bir külfet olarak görülüyor. Olay akraba ziyaretlerine kadar büyürse iyice can sıkıcı hale geliyor. Külüne muhtaç olunan komşuluk artık ortada yok.

Yalnızlık Duygusunun İlk Panzehiri

Modern toplum hayatının kişiye yaşattığı yalnızlık duygusunu yok etmek için ilk etapta ve en basit çözüm olarak komşularınızı tanıyabilirsiniz. Kimse bu ilişkileri yürütmeye zorunlu değildir ama selamlaşmaktan veya iki çift laf etmekten de kimseye zarar gelmez. Belik işler iyi gider, ev hanımlarının günlerine davet edilir, hala kaybolmayan bir adeti yaşar, nar ekşili kısır yersiniz.


CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin