Herpes Enfeksiyonu Nedir, Belirtileri ve Tedavisi

0
204

Genital Herpes virüsü ya da basit Herpes virüsü Tip 2,HSV-2 enfeksiyonu, genellikle cinsel ilişki yoluyla bulaştığı için zührevi bir hastalık sayılmaktadır. Enfeksiyon belin alt kısmında, genellikle genital bölgede oluşan ağrılı kabarcıklar ya da yaralarla kendini hissettirir. Herpes 2 virüsü soğuk algınlığına ve ateşe neden olan Tip 1 Herpes simplex virüsü ile yakından ilişkilidir. Bu tip 1 virüsü genellikle ağız çevresinde bilinirse de, belin yukarısında herhangi bir bölgede görülebilir. Tip1 ve Tip 2 virüsleri birbirine çok benzer ama vücuttaki yerleri birbirinden kesinlikle ayrılmıştır. Bu nedenle ağzın işe karıştığı bir cinsel ilişki ortamında genital bölgedeki Herpes kabarcıklarının kaynağı kesinlikle ağız olamaz, bunun tersi de geçerlidir.
Genital Herpes üzerinde hem günlük, hem de tıp basınında ilgi artarak devam etmektedir.. Bunun çeşitli nedenleri vardır. Bunlar arasında Tip 2 virüsü ile boyun kanseri arasında bir bağlantı bulunabileceği, genital herpesin hastası bir anneden doğum sırasında çocuğuna bulaşabileceği ve hastalığın hemen hemen bir salgın derecesine ulaştığına ilişkin görüş ve haberler vardır.

Sadece ABD’de her yıl tahminen 300.000 kişi bu hastalığa yakalanmaktadır. Herpes Tip 2 virüsüne yakalanan insanlar özel bir kan testi ile belirlenmektedir. Bu kan testi ile Herpes Tip 2 virüsüne karşı vücutta süregelen bağışıklık cisimleri oluşmaktadır. Genital Herpes virüsünün belirtilerinden hiç bahsetmemiş bulunan pek çok kimsede bu testle pozitif sonuçlar çıkmaktadır. Bir kimsenin ağız çevresinde sık sık soğuk algınlığına bağlı olarak uçuklar olursa, vücudunda tip1 virüsüne karşı bağışıklık cisimleri oluşur ve bunlar bu tip 2 virüsüne karşı da etkilidir. Bu nedenle Herpes Tip 2 virüsü ile enfekte olan bir kimse de tıbbi tedaviye gerek göstermeyen hafif ve geçici şikayetlerle hastalık geçiştirilebilir. Öte yandan hiç soğuk algınlığına bağlı uçuk geçirmemiş bir kimse, Tip 2 virüsü ile enfekte olursa enfeksiyon genellikle çok şiddetli ilerler ve vücut bu virüse karşı bağışıklık cisimlerini üretinceye kadar belirtilerin tekrar çıkması yüksek bir oran gösterir.

Bulaşma ve Belirtiler
Genital Herpes bu hastalığın aktif aşamasında iken ve kabarcıklar patlayıp da içlerindeki virüsler örtücü tabakanın üstünde serbest duruma geçtikten sonraki dönemde olan bir kimse ile cinsel ilişkiden bulaşır. Açık herpes yaraları bulunduğu takdirde de virüsü bulaştırabilir.
Enfeksiyonun belirtileri bulaşmadan 4 gün sonra gibi erken bir zamanda ortaya çıkabileceği gibi, genital organların örtücü tabakasında saaklanıp uzun süre sessizde kalabilir. Virüsün sessiz durumdan kurtulup aktif hale gelmesine neyin etken olduğu bilinmemektedir. Fakat gerginlik ve baskı yaratan bir çok nedenin bu konuda elverişli ortam hazırladığı bir gerçektir. Kadınlarda baskı ve gerginliğin nedeni adet başlaması olabilir ,aşırı yorgunluk uykusuzluk da bunu yapabilir. Duygusal baskı ve gerginlikler de virüslerin çoğalmasını yol açabilir. Ruhsal gerginlikler de vücudun bağışıklık oluşturan tepkileri baskı altında olur, bu yüzden virüslerin üremesini kontrol altında tutamaz durumda olur, böylece de virüs sessiz kalmaktan çıkıp aktif duruma geçer.

Aktif durumdaki virüsler sessiz aşamada iken bulundukları hücrelerin içerisinde serbestçe çoğalmaya başlarlar, bu sırada bir hücreden diğerine geçerler. Bu durum kabarcıklı bir görüntü meydana getirir. İlk belirtiler genital bölgedeki kaşıntı ve hafif tahrişdir. Enfeksiyon kadında iyice yayılmadan önce vulvada, vajinada veya servikste kabarcıklar belirmeye bilir. Erkeklerde ise yaralar ya da kabarcıklar penisin üzerinde, penis başını örten deride ve üretranın içinde olur. Kabarcıklar büyüyüp sinir uçlarını tahriş ederek sancı vermeye başlarlar. Bunlar kısa zamanda yırtılıp açık yara haline gelerek çok fazla ağrı verirler. Bu son derece ağrılı yaralar birbirleriyle birleşerek, üzerlerine yeniden enfeksiyon eklenir ve iyileşmeleri 6 haftaya kadar uzar. Bu süre içinde yaralar son derece acı vericidir ve hasta bunları yanlışlıkla bir sifilis şankr’ı sanabilir. Bu nedenle ikisinin arasındaki bir farklı belirlemekte yarar vardır. Genital bölgedeki sifilis şankr’ı genellikle ağrısızdır.
Genital Herpes enfeksiyonunun ilk kez geçirmekte olan bir kimseden şikayetler şiddetli olabilir. Yüksek ateş, genel vücut kırıklığı, lenf bezlerinde büyüme, idrar zorluğu ve şiddetli pelvis ağrıları olur. Bu belirtiler çoğunlukla kadındaki pelvis iltihapları ile karıştırılır. Bunlar şiddetleri derece derece olmak üzere birkaç günden, birkaç haftaya kadar sürebilirler.
İlk enfeksiyondan sonra virüs sessiz dönemine gire;r tahrip edilmemiş sadece sessiz duruma girmiştir. Daha önce Herpes enfeksiyonu geçirmemiş olan bir kimsede bu sessiz dönem genellikle geçicidir. Genital Herpes enfeksiyonunun belirtileri birkaç günle 1 yıla kadar değişen bir süre sonunda gözükür. Bazı kimselerde bu belirtilerin tekrarlanması 10 defaya kadar olur. Bu tekrarlamaların yeni bulaşmalardan değil virüslerin sessiz durumdan aktif duruma geçmelerinden olduğu unutulmamalıdır. Bereket versin bu tekrarlamalar ilk yakalanıştaki kadar şiddetli şikayetler doğurmaz. Çünkü doğal olarak bağışıklık cisimleri meydana gelmiş olur. Tekrarlanmalarda lezyonlar yeniden belirir. Lenf bezleri şişer, idrar etme ağrılı olur. Virüs üretraya bulaştığında, idrar yolları enfeksiyonları olur. Vücutta yeterince bağışıklık cisimleri oluştuğunda, Genital Herpes tekrarlanmaları sona erer.

Genital Herpes Enfeksiyonunun Oranı

Tip 2 Herpes virüsü enfeksiyonu, cinsel ilişkilere girmeden önceki yaşlarda ender olur. HSV-2 en çok ergenliğe yeni ulaşanlarda ve gençlerde görülmektedir. HSV-2 ye karşı kandaki bağışıklık cisimlerinin taranması için geniş çalışmalar yapılmıştır ve bu virüse rastlanma oranı sosyo ekonomik bakımdan alt düzeylerde olan gruplarda, 3-4 kat yüksek ve cinsel etkinlik içinde bulunanlar arasında %30 a varan sıklıkta bulunmuştur. Bu oran sosyo ekonomik bakımdan en alt düzeyde olan bazı gruplarda ve yüksek cinsel etkinlik gösterenler arasındaysa yüzde altmışa çıkmaktadır.

Genital Herpes Enfeksiyonu ve Gebelik
Gebelikte genelde savunma sistemi zayıf düştüğü için herpes 2 daha çok ateşlenir. Virüs çocuğa doğum esnasında, hatta kan yoluyla geçip beyinde zarar, menenjit, ölüme yolaçabileceğinden bu durum endişe vericidir. Birçok doktor HSV-2 enfeksiyonunu çocuklarda en aza indirmek için, doğumdan birkaç hafta öncesinde bir sezaryen ameliyatını önermektedir.

Genital Herpes Enfeksiyonu ve Serviks Kanseri
Serviks kanserine yakalanan kadınların kanlarında, serviks kanseri olmayanlara göre, HSV-2 bağışıklık cisimlerine daha sık olarak rastlanmaktadır. Serviks kanseri ve Genital Herpes enfeksiyonu, bunların her ikisi de erkenden başlayan ve aktif duruma geçen bir cinsel yaşamla ilgili olduklarından, bu durum bir rastlantı olabilir. Herpes virüsünün kanser yaptığını gösteren kati kanıtlar yoktur. Fakat incelemeler göstermektedir ki HSV-2 bağışıklık cisimleri olan kadınlarda, serviks kanseri olasılığı, bu cisimlerin bulunmadığı kadınlara oranla 2 ile 4 kez daha çoktur. Genital Herpes enfeksiyonu bulunan bir kadında mutlaka bir serviks kanseri olduğuna ilişkin bir kanıtı yoktur. Yine de 6 ayda bir defa düzenli olarak pap testi yapılmalıdır. Böylece, kanserin belirtileri tedavi edilebileceği bir aşamada erken fark edilebilir.

ÖNLEME VE TEDAVİ
Herhangi bir zührevi hastalıktaki gibi ,en iyi korunma, Genital Herpes enfeksiyonunun aktif aşamasında bulunan bir kimseyle cinsel ilişkiden kaçınmaktır. Karşı tarafta böyle bir enfeksiyon bulunduğuna ilişkin bir kuşku varsa, prezervatif kullanmak, enfeksiyonun bulaşmasını önleyebilir. Spermi öldüren doğum kontrol ilaçları, bir diyaframla birlikte kullanıldığında bir ölçüde koruyucu olabilir ama enfeksiyon yine de bulaşabilir. Genital bölgedeki herhangi bir kabarcık ya da yara Genital Herpes enfeksiyonu kuşkusunu uyandırmalı ve cinsel ilişkiden sakınılmalıdır.
Şu anda Genital Herpes virüsü için herhangi bir tedavi yoktur fakat tecrübeli bir doktor tarafından belirtiler tedavi edilebilir ve komplikasyonlardan kaçınılabilir. Sonradan eklenen enfeksiyonları önlemek için antibiyotikler, ağrı kesiciler, mantara karşı ilacın ve kortizonun bir arada bulunduğu bir krem, şişliği ve ağrıyı azaltabilir. Bol miktarda A vitamini almak yararlı olabilir. Çünkü bu vitaminin vücudun bağışıklık sistemini kamçıladığı kanıtlanmıştır. Enfeksiyonla savaşacak gücü bulabilmek için dinlenmekte iyidir.
Günümüzde kullanılmakta olan çeşitli tedavi yöntemleri vardır; bunların hiçbiri başarılı olmamışsa da umut verici bazı belirtiler vardır. Betadine gibi iyotlu lavajlarla tedavi edilen hastaların %90 ında, 1 ile 3 saat içinde belirip, 3 güne kadar süren bir düzelme olmaktadır. Fotodinamik tedavi de ilgi toplamaktadır. Burada proflavine ya da nötral kırmızı boya, dış lezyonların üzerine sürülmekte, daha sonra florasan ya da ultraviyole ışığına tutulmaktadır. Görünüşe göre, bu uygulama lezyonu kurutmakda ve iyileşmeyi hızlandırmakta, şikayetleri yatıştırıp, yedi günde lezyonları iyi etmektedir. Tekrarlama oranı da böylece azalmakta, her ne kadar incelemelere göre virüsün kendisi ışığı ve boyaya karşı canlılığını korumakta ise de, bu böyle olmaktadır. Veren mikroplarından yapılıp, vereme karşı savaş için kullanılan verem aşısı olan, BCG de, bağışıklık veren mekanizmayı kamçıladığı için tekrarlamaları azaltır görünmektedir.


CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin