Genç Kızların Vücutlarındaki ilk Değişiklikler

0
170

Genellikle değişiklikler kızlar 12 yaşına eriştikleri zaman başlar fakat bu çok kesin ve bozulmaz bir kural değildir. Bazı kız çocukların 8 veya 9 yaşlarında göğüsleri gelişmeye ve cinsel uzuvları etrafında kıllar ( pubis kılları ) çıkmaya başlar, bazılarında ise bu belirtiler 15 veya daha ileri yaşlara kadar görülmeyebilir. Bu geniş farklılığın nedeni pek iyi bilinmemekle beraber, anne ve babadan gelen kalıtımın erken veya geç gelişme için yarattığı eğilim şüphesiz en önemli nedenlerden biridir. Bir başka neden ise beslenmedir. İyi beslenen kızlar, daha evvel gelişirken ; büyürken iyi gıda alamayanlar daha geç gelişme eğilimi gösterirler. Sıcak iklimlerde yaşayan kızların daha önce geliştiklerine inanılırdı ama bunun doğru olmadığı gösterilmiştir.

Erken veya geç gelişmenin cinsellik bakımından hiçbir önemi olmamasına karşın, sosyal açıdan bir genç kız için önemlidir. Her genç kız çevresindekilere benzediğini bilmekten bir rahatlık duyar , bu nedenle aynen çok kısa veya çok uzun olanlar gibi erken veya geç gelişenler kendilerini arkadaşlarından farklı hisseder ve bundan rahatsız olabilirler. Bu farklılığın bir genç kızın sosyal görünüşünü etkileyeceğini sanmak aptallık olur. Fakat cinsel gelişme göz önüne alınınca en sonunda diğerleri gibi olacağını veya diğerlerinin kendisine benzeyeceğini bilmek bir teselli kaynağıdır.


Kızların bedensel gelişmelerinde üzerinde en çok durdukları konu göğüsleri dir. Bu alandaki gelişmeleri ile erkek çocuklara daha çekici göreceklerini kısa zamanda fark ederler ama göğüsleri üzerinde bu kadar duruluyor olması onları tedirgin ve mutsuz eder. Ergenlik çağındaki genç kızlar genellikle ve hiç gereği yokken göğüsleri için endişe ederler. Pek çoğu onları çok küçük bulup tasalanır, pek azı çok büyük olmalarından endişelidir. Az sayıda da olsa göğüslerinin eşit büyümemesinden kaygılanan kızlar da vardır. Bu konuda tek gerçek, insan yapısındaki bütün diğer kısımlar gibi göğüslerinde çeşitli büyüklüklerde olduğu ve bedene değişik şekillerde bağlandığıdır. Plastik cerrahi ile estetik ameliyat ile göğüslerin büyütülüp küçültülmesi olanağı vardır, fakat genç kızlar göğüs ölçüsünün düşündükleri kadar önemli olmadığını daha sonraki yıllarda anlayacaklardır.

Şüphesiz ki, bu üzüntü son 25 yıldır göğüslerle sürekli uğraşmamız dan kaynaklanmaktadır. Büyük göğüslü kızlar reklamlarda, filmlerde ve daha birçok yerde cinsel hayranlık uyandıran bir nesne olarak ortaya konulmaktadır. Bütün bunlar, küçük göğüslü kızları erkekler beni beğenmeyecek korkusuna ve aşağılık kompleksine itmektedir. Erkeklerin bir genç kızda göğüslerinin büyüklüğünden daha fazla önem verdiği pek çok nokta vardır. Göğüslerin cinsel uyarılma sırasında bazen yüzde 25 e kadar büyüdüğünü öğrenmek belki küçük göğüslü olanları teselli eder. Ne olursa olsun biliniz ki, erkekler sizi sütyeninizin numarasına bakarak değil, siz olduğunuz için beğeneceklerdir. Genç kızlar göğüslerinin büyümesi ile öyle uğraşırlar ki , anatomilerinin diğer kısımlarını tanıyıp anlamak için zamanları kalmaz. Cinsel uzuvların incelenip nasıl yaratıldıklarını merak edenler şaşılacak derecede azdır. İnceleme olanağı, uzuvları açıkta ve erişilebilir olan erkek çocuklara göre kızlarda doğal olarak daha zordur. Erkeklerin genel özelliği hepsinin penislerini ve skrotumlarını incelemeleridir. Kızlar olduklarından biraz daha meraklı olsalardı, ellerindeki bir aynanın yardımı ile, diğer elleri ile o kısımdaki kılları aralayarak kendi anatomilerini daha iyi tanıyabilirlerdi.

Pubis kılları içinde ilk olarak görecekleri bedenlerinde erkeklere göre bir fazla delik olduğudur. Her iki cinste de ortak olarak vücudun artıklarının atıldığı anüs (makat ) bulunur. Erkekte penisin ucunda idrarın ve sperm dolu sıvının atıldığı bir delik daha vardır. Kızlarda ise idrarın çıkışı için özel bir yer olup, bununla makat arasında vajin denilen üçüncü bir delik bulunur. Kızlarda aynı zamanda vulvanın üstünde, küçük, penis benzeri bir uzuv olan klitoris yer alır. Bu küçük uzuvda sinir uçları çok fazla olup uyarıldığı zaman cinsel zevk verir. Vulva iki kat deri ile kaplanmıştır, dıştakine labya majör, içtekine labya minör denir.
Vajin dıştaki vulva ile içerideki cinsel uzuvlar, rahim, yumurtalıklar ve Fallop tüpü arasındaki bir geçittir. Bütün bunlar pelvisin koruyucu çatısı içine, kalça kemikleri arasında kalan boşluğa yerleştirilmiştir.

Vajin, her bakımdan dikkate değer bir uzuvdur. Vajinin cidarı hayret verici bir esnekliğe sahiptir. Bir penis ne kadar büyük olursa olsun vajinin genişleme olanaklarını zorlayamaz, çünkü vajinincidarı bir bebeğin geçeceği kadar açılabilir.
Ortalama olarak vajinin yedi buçuk ila 9 santim uzunluğunda olduğunu düşünürsek, bu gerçekten olağanüstü bir durumdur. Bu uzuvun adet zamanı kanın akması için kanal olarak kullanılması, cinsel birleşmede penisi kabul etmesi, erkeğin fışkırttığı sperm hücrelerini tutması ve onları yukarıya olan yolculuklarına başlatması ve bebeğin doğumu için geçit vermesi gibi pek çok görevi vardır.

Vajinin üst ucunda, rahim ağzındaki bezlerden pek az , vajinin dışarı açıldığı kısımlardaki bezlerden ise biraz daha fazla gelen salgılama ile vajin kayganlaşır. Kayganlaşma en çok cinsel uyarılma ile ısındığı zaman, vajinin cidarından sızan salgılarla olur. Bir kız bu salgıları cinsel olarak uyarıldığı zaman vulva etrafında, bazen baldırlarında bir ıslaklık hissi ile algılar. Vajin girişinin hemen ardında, içinde bir delik olan ve kızlık zarı denilen ince bir zar vardır. İçindeki delik kızın adet görmesine olanak sağlar ve bu zar küçük tamponların kullanılmasına müsaade edecek kadar esnektir. İlk cinsel birleşmede penisin vajine girebilmesi için kızlık zarı iyice gerilir veya yırtılır. Yırtıldığı zaman çok hafif bir kanama olur ve çabucak geçen hani bir acı duyulur. Bazen o kadar çabuk yırtılır ki, kız ne zaman yırtıldığını bile anlamaz. Diğer taraftan bazen zar o kadar kuvvetli olur ki, bir doktor tarafından yırtılması gerekebilir.


CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin